“tomurcuğum”

Ne kadar çok bekledim seni, ne kadar da sabreyledim gelip de gönlüme oturmanı. Senden öncesi vardı ama biliyordum ki senden sonrası baharın en güzel çiçeklerinin üzerinde raks eden bir kelebek sevinci olacaktı. Bir gün sessizce ama derinden içime gelip yerleşiverdin.  Bir anda gönlümün vuslatını gerçekleştirdin şimdiye kadar tatmadığım vuslatlarla. Ellerini tutamadan yaşattığın sıcaklığın ve huzurun… Read More “tomurcuğum”

“bir oda”

Bir oda… Karanlık mı ? Sadece “bakan” gözlere karanlık, birazdan içimi aydınlatacak penceresi ile aydınlık… İçeri giriyorum. -Hazırım ! sesinden sonra ,içeriye,  sağ yanıma tanıdığım ama anlamı az olan “adam” oturuyor, içimi aydınlatacak havadisler vermek için  hazırlıklarını yaptıktan sonra sol yanıma da en az benim kadar heyecanlı,gözünü henüz  pencere ile aydınlanmayan duvara dikmiş “sağ yanımın… Read More “bir oda”

“ne de güzelsin sen Ey Kasım”

Ne de güzelsin sen Ey Kasım… Ne de güzel dallarından birer birer ayrılan yapraklar,yeni baharlara hazırlanmak için kendini harcayan ağaçlar , yüreğimde pır pır eden Sen Ey Yeni Heyecanım ,Baharım,Varlığım ,Geleceğim, her biriniz ne de güzelsiniz… Uzak değil yakın zamanlarda gözlerimden akan yaşlar sizler de güzeldiniz. Değil miydiniz ki hepiniz Yar’dan geldiniz, Yaradan’dan nüksettiniz. Şükrün… Read More “ne de güzelsin sen Ey Kasım”

“sonbahar”

Ne vakit düşünsem sevdamı Bir yıldız düşer gökten yere Her bir yıldız düşüşünde, sevdamı düşünürüm Çaresizliğini, acısını, kim bilir belki ölümünü!…. Bugünlerde bir yıldız yağmuru var Gökten yeryüzüne akan bir şelale gibi… ……… Her yıldız düşüşünde ağlarım ben .. Her yıldız düşüşünde yanarım .. Eğilir toplarım avuçlarıma Hepsini ağaç dallarına (?); Hepsini yerlerine; Koymak isterim… Read More “sonbahar”

inciyi kırmaktan çekinenler sultanın emrini kırdılar…

Sultan Mahmut, vezirlerine çok kıymetli bir inci vermiş ve “Bunu kırın!” diye emretmişti. “Onu kırmak, size za­rar vermektir” dediler ve hiç birisi kırmadı. Sonra kölesi Ayaz’ı çağırdı. Ayaz, emir verilince tereddütsüz kırdı. İnciyi kırar, Sultan’ı kıramazdı. “İnciyi kırmaktan çekinenler, inciden kıymetli olan sulta­nın emrini kırdılar.” İncinin değeri ile gözü kamaşanlar, sevginin değerini gö­remediler. Ayaz dedi… Read More inciyi kırmaktan çekinenler sultanın emrini kırdılar…

bir geçmiş zaman senfonisi “kekeme ruhlar”…

Bu gece biter… Bu boşluk , bu heyecansızlık, bu vurdumduymazlık, bu her şeye rağmen hayata isyan etmeme halleri de biter. Biter gözlerimin fersizliği, umudumun duvarlarla yarış halini alması, dostun yüzünde kendi adımı ve varlığımı arama kavgası, sevgiliye el uzatırken amaçsızca durma halleri. Hepsi biter… Gönlümün uçurumları onlarca mezar kazdı geceden esinlenerek.  Gecede kalan yanlarımı, yalanlarıyla… Read More bir geçmiş zaman senfonisi “kekeme ruhlar”…